Anonim Şirketlerde Primli Pay İhracı Yolu İle Sermayenin Artırılması

                         ANONİM ŞİRKETLERDE PRİMLİ PAY İHRACI YOLU İLE SERMAYENİN ARTIRILMASI

GİRİŞ
Anonim Şirketler, mali yapısını güçlendirmek amacıyla sermaye artırımına başvurmaktadır. Bu hususta 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile sermaye artırımında primli pay ihracı yapılabileceği düzenlenerek primli pay çıkarılması imkanı öngörülmüştür. Bu yazıda primli pay çıkarılmasının amacı, usulü ve şirket pay sahiplerine sağladığı faydalar açıklanarak ele alınacaktır.

PRİMLİ PAY NEDİR?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, pay veya pay senetlerinin itibari değerlerinden daha yüksek bir bedelle çıkarılabilmelerine olanak tanımıştır. Anonim Şirketlerin kuruluşları sırasında veya sermaye artırımı hususunda primli pay ihraç edilmesine karar vermeleri halinde; çıkartılan hisse senetlerinin payların itibari değerlerinin üstünde bir bedel ile satılması mümkün kılınmakta ve buna 'primli pay ihracı' denilmektedir. Çıkarma primi; şirket malvarlığını zenginleştirdiğinden şirketi güçlendirir. [1] Bu yöntem ile sermayenin artırılması durumunda şirketin ortaklık yapısı, dürüstlük kuralına aykırı şekilde bozulmadan sermaye artırımı yapılabilecek ve şirketin mevcut pay sahipleri azınlık olarak kalmaktan korunabilecektir. [2]

PRİMLİ PAYLARIN OY HAKKINA VE KAR PAYINA ETKİSİ VAR MIDIR?
Primli pay çıkarılması halinde; TTK Madde 519 uyarınca primli paylar, genel kanuni yedek akçe olarak şirket malvarlığına dahil edilmektedir. Yatırımcı tarafından alınacak hisse senetlerinin itibari değeri ile ihraç değeri arasındaki farka emisyon primi adı verilmekte olup ayrı bir sermaye yedeği hesabına kaydedilmektedir. Bir başka deyişle; emisyon primi kanuni yedek akçeye ilişkin hükümlere tabidir. Bu demektir ki payların itibari değeri üzerinde kalan kısmı; primli pay sahibinin oy hakkı ve kar payı hakkı üzerinde etki etmemektedir. Bununla birlikte şirket, primli payların üzerinde serbestçe tasarruf edemez meğer ki kanuni yedek akçe esas sermayenin yarısını geçmiş olsun. Bu hükümden söz konusu sınırın aşılması halinde genel kanuni yedek akçenin ve emisyon priminin herhangi bir koşul bulunmaksızın kullanılabileceği, sermayeye eklenebileceği (iç kaynaklardan sermaye artırımı) kabul edilmektedir. Başka bir deyişle, şirket, genel kanuni yedek akçenin sermayenin yarısını aşması halinde, yedek akçe kalemi üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilecektir. Bu yedek akçe üzerinde bulunulacak tasarrufu genel kurul belirlemektedir. Bununla birlikte kanuni sınırın aşılması halinde genel kurul tarafından pay sahiplerine primlerin dağıtılabileceğine ilişkin kararın geçerli olup olmayacağı noktasında doktrinde tartışma vardır.

PRİMLİ PAY İHRAÇ EDEBİLMEK İÇİN NE YAPILMASI GEREKİR?
Sermaye artırımı kararını verecek olan merci esas sermaye sisteminde ve kayıtlı sermaye sisteminde farklı usullere tabi tutulmuştur. Buna göre;

- Esas Sermaye Sisteminde Artırım Kararı Alınması:
Öncelikle belirtmek gerekir ki; primli pay ihracı yolu ile sermaye artırımlarında; primli pay bedelinin tamamı Ticaret Siciline tescil edilmeden önce ödenmek zorundadır. Priminin tamamın ödenmesi zorunluluğu ile taksitin mümkün olmadığı hükme bağlanmış ve böylece özvarlığın güçlendirilmesi amaçlanmıştır. [3] Esas sermaye sisteminde sermaye artırımı, bir esas sözleşme değişikliği olduğundan, sermaye artırımına Genel Kurul karar vermektedir.[4] Nitekim TTK Madde 347 uyarınca; primli pay ihraç edilebilmesi için esas sözleşmede hüküm bulunması veya bu yönde genel kurul kararı alınmış olmalıdır. Bununla birlikte kanunda genel kurul kararları bakımından özel nisap öngörülen kararlar mevcuttur. Ancak primli pay ihracı için özel bir nisap öngörülmediğinden; TTK Madde 418 kapsamında genel kural uygulanacaktır. Buna göre; sermayenin ¼'ünü temsil eden pay sahiplerinin toplantıya katılması ve toplantıda hazır bulunan pay sahiplerinin çoğunluğu ile primli pay ihraç edilmesine karar verilebilecektir.

- Kayıtlı Sermaye Sisteminde Artırım Kararı Alınması:
TTK Madde 418 uyarınca kayıtlı sermaye sistemini seçmiş halka açık anonim şirketlerde; esas sözleşme ile düzenlenmek şartıyla primli pay çıkarma yetkisi yönetim kuruluna devredilebilmektedir. Aksi halde primli pay ihracına ilişkin karar ancak genel kurul kararı ile alınabilecektir.

SONUÇ
Şirketin öz kaynaklarından biri olan emisyon primleri; hem şirketin mali yapısının güçlenmesine hem de şirket malvarlığında mevcut değer fazlalarının nakde dönüşmesine imkan sağlamaktadır. Emisyon primli paylar; startup şirketlerine güçlü bir mali yapı sağladığı gibi, şirket malvarlığındaki fazla bulunan mevcut değerlerin nakde dönüşmesi ile şirket sermayesine katkı sağlamaktadır. Bununla birlikte 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 5'inci maddesi ile anonim şirketlerin gerek kuruluşlarında gerekse sermayelerini artırdıkları sırada çıkarttıkları primli paylar, herhangi bir koşul ile bağlı olmaksızın kazanç olarak değerlendirilmemekte olup kurumlar vergisinden de istisna tutulmuştur.[5] Bahsedilen özellikleriyle primli pay ihracı yolu ile sermayenin arttırılması; şirketlerin mevcut pay oranlarının korunması, yeni yatırımlar ile pay oranlarının artırılması ve şirket dışı üçüncü kişilerden sağlanacak yatırımlar ile mevcut ortaklık paylarında yaşanabilecek eksikliklerin en aza indirgenebilmesi faydaları bakımından oldukça kullanışlı bir kurum olarak değerlendirilmektedir.

KAYNAKÇA
[1] TTK Madde 347 Gerekçesi
[2] Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu: Ortaklıklar Hukuku II, İstanbul 2017 s.211
[3] TTK Madde 344 Gerekçesi
[4] Prof. Dr. Oruç Hami Şener : Ortaklıklar Hukuku Ders Kitabı, Ankara 2015 s.563
[5] KVK Madde 5 Gerekçesi

ALTINTAŞ HUKUK & DANIŞMANLIK

İzzetpaşa Mah. Abide-i Hürriyet Cad.

No:158 K:1 Biz Cevahir İş Merkezi Şişli/İstanbul

T: 0212 416 77 40

F: 0212 416 77 43

E: altintas@altinas.av.tr

W: www.altintas@av.tr